Kadırga'da Tarih

Esma Sultan Namazgahı:

III. Ahmet’in kızı Esma Sultan tarafından, 1781 yılında Kadırga Meydanı’nda inşa ettirilen Esma Sultan Meydan Çeşmesi ve Namazgâhı; dört cephede mermer tekneli çeşmelere sahiptir ve namazgâha yan cephedeki mermer merdivenden çıkılmaktadır.

Tarihi çeşmenin kuzey cephesinde üç musluk, diğer üç cephesinde ise birer musluk bulunur. Dikdörtgen prizma kütleli çeşmenin karşılıklı iki cephesindeki bu musluklar, S ve C kıvrımlı kemerlerle süslenerek, çeşmeye estetik bir görüntü kazandırılmıştır. Bezemeli niş köşeliklerinin üzerinde, dikdörtgen pano içinde altı beyitlik kitabe yer alır. Bu kitabe çeşmenin inşa tarihini vermektedir. Çeşmenin kuzey ve batı köşesinde ters çan biçiminde desteklere oturtulmuş iki kurna, güney köşesinde ise üç bölmeli bir yalak yerleştirilmiştir.

Çeşmenin kuzey cephesindeki merdivenden çıkılan namazgâhın çeşmenin tavan kısmında yer alması İslam kültüründe temizliğin ibadetteki yerini göstermesi açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Bostani Ali Cami:
Kadırga meydanındaki camidir. Bostancı başı Ali Ağa tarafından (1558 -1559) tarihinde yaptırıldı. Hadikat-ül Cevâmi'de mescid hakkın¬da şu bilgiler verilir. "Kadırga limanı kuzeyinde, banisi Bostancı başılardan Adduşşekür oğlu Ali Ağa'dır. Bu kitabı yazdığımız tarihte vakfının kâtibi olan Ahmet Efendi Üsküdar'da Valide-i Atik camiinin ruznâmecisi İdi. Onda Karahisarî Ahmet Efendinin yazısı ile hicri 966 {M. 1558-1559) tarihinde yapıldığını gösteren vakfiyeyi gördük. Bu vakfiyede Şeyhül-İslâm Ebussuud Efendinin de imzası vardır. Ali Ağa'nın kabrinin nerede olduğu bilinmiyor. Şehit olduğu meşhurdur. Minberini Reis'ul-Küttab Samizâde efendi koydurmuştur ki kabri bu mescidin mihrap duvarı önündedir. Civarındaki mektep ile hamamı, kabri Üsküp'te olan vezirlerden Yahya Paşa'nındır".İstanbul Camileri adlı kitabın yazarı Tahsin Öz de Bostani Ali Camii için şu satırları yazmaktadır. "Bostan Mescidi, Kadırga Limanı Banisi Bostancıbaşı Ali Ağa olup, Vakfiyesi 966 M. 1558'de yapıldığı dikkate alınırsa mabedin de bu senelerde yapıldığı tahmin olunabilir.

Aya Kiryaki Klisesi:

Kumkapı,Gedikpaşa caddesinde Çadırcı Cami Sokağı ile Kadirga Limanı Caddesi arasında Rum Ortodoks kilisesidir. Diocletianus (284-307) zamanında yaşamış ve ilk hıristiyan azizesi olan Aya Kyriaki'ye ithaf edilmiştir.O zamanlarda yaşayan Efsevia isimli bir kadının uzun yıllar çocuğu olmamış,eğer bir çocuğu olursa onu Tanrı'ya adayacağına dair dua edermiş. Duaları kabul olmuş ve haftanın yedinci günü bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir. Bu yüzden ona Kyriaki adını verir. Aile hıristiyan olduğu için Diocletianus'un hıristiyanları takibi sırasında aile tutuklanır ve sorgulanırken işkence görürler. Henüz onaltı yaşında bir genç kız olan Kyriaki de işkence altında hıristiyanlığını inkar etmez, yakılarak öldürülmesine karar verilir.Büyük bir ateş yakılır ve kız ortaya konulur. Bu sırada büyük bir yağmur başlar ve ateş söner, bunun üzerine vahşi hayvanların önüne atılır fakat bu sefer de hayvanlar ona dokunmazlar. Vali son olarak kafasının kesilmesini emreder azize yerde yüzüstü yatıp dua ederken askerler kafasını keserler, tam bu sırada "gördüklerini insanlara anlat" diye gökten bir ses duyulur. Daha sonra hıristiyanlık yerleşip devletin resmi dini olunca Kyriaki'nin ölüm günü olan 7 Temmuz Yortu günü olarak kabul edilir.

Küçük Ayasofya Camisi:
İstanbul'un Küçük Ayasofya semtindeki cami kiliseden camiye çevrilmiştir. 6. yüzyıldaki Ahagios Petros ve Ahagios Paulos Bazilikası 1497'de cami olmuştur. Temelinde 3 metreye 1,8 metrelik blok taşlar kullanılan ender eserlerdendir.8 köşeli ana kubbesi bulunmaktadır. Bahçesinin güney kısmında 24 odalı geniş bir bahçesi ve ortasında şadırvanı olan Hüseyin Ağa Medresesi vardır. Medrese Yesevi Vakfı tarfından restore edilmiş ve Türk el sanatlarının hizmetine verilmiştir. Yakınından tren yolu geçer. Solda Kesikbaş Hüseyin Ağa türbesi yer alır.Bizans İmparatoru I. İustinianos ve karısı Theodora tarafından 527-536 yılları arasında `Sergios ve Bachos Kilisesi` adıyla yaptırılan ve II. Beyazıt Döneminde (1500 yıllarında) Topkapı Sarayı Dar`üssaade Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye dönüştürülen Küçükayasofya Camii, İstanbul`un en eski Bizans Dönemi yapısı olarak biliniyor. Bina 1836 ve 1956 yıllarında iki onarım görmüş, muhtelif kurşun ve sıvaları yenilenmiş, minare önemli ölçüde onarılmış. Kentin tarihi boyunca geçirdiği yangın, deprem, istila, yağmalama gibi bütün felaketlere direnen bu yapının,bu güne kadar ulaşmıştır.

Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi:
Mimar Sinan'ın İstanbul Kadırga'da Şehit Mehmet Paşa yokuşunda bulunan ve cami ile külliyeden oluşan bir eseri. Sinan'ın en güzel eserlerinden biri sayılır. Üç padişaha sadrazamlık yapan Sırp asıllı Sokollu Mehmet Paşa adına 1571'de karısı tarafından yaptırılmıştır.Dik yokuşlardan oluşan sokakların arasında kurulan külliye, bu güçlükten plan olarak da yararlanmış, üç sokaktan ve üç farklı kottan girilen külliyenin avlusuna merdivenlerle ulaşılarak pek sık rastlanmayan bir zenginlik yaratılmıştır. Avluda mermer bir şadırvan yer alır. Çevresinde medresenin bölümleri bulunur. Camide, İznik çinileri ve orijinal kalem işleri de bulunmaktadır.Sultanahmet Camii ile Küçükayasofya Camii arasındaki Kadırga yokuşunda 2 metrelik duvarla çevrili bir alanda yapılmış olan caminin banisi Sokollu Mehmet Paşa, mimarı Mimar Sinan'dır. Eğimli bir arazide, tek minareli, tek kubbelidir. Sokollu Mehmet Paşa'nın İstanbul'da iki yerde kendi adını taşıyan camilerden biridir. Öteki cami, Azapkapı'daki Sokollu Mehmet Paşa Camii'dir.

 

fatih belediyesi
şehsuvarbey mahalle muhtarlığı
kadırga spor klübü
kumkapı derneği
beyazıt tog
kadırga teknik ve endüstri meslek mlisesi
siverek derneği
kadırga ilköğretim
seçkin öğrenci yurdu